08.Ekim.2022 12:00

Yaşama hakkı, nefes alıp veren her canlının en temel hakkıdır. Dünyanın sadece insanlardan oluşmadığı kavradığımız noktada bizimle birlikte yaşayan her canlıya saygı duymamız gerektiğini de anlamış oluyoruz. Dünya hep birlikte yaşayabildiğimiz zaman anlamlı ve değerli oluyor.

Son dönemde gittikçe yaygınlaşan vegan beslenme alışkanlıklarının da hayvanlara yaşama hakkına duyulan saygıyla paralel olarak artış gösteriyor. Hayvanların korunması, doğanın sürdürülebilirliği için son derece önemli bir unsurdur. Yeryüzünde maalesef son zamanlarda, çevresel ve insansal faktörlerden dolayı hayvanların nesli tükenmekte ve genetik çeşitlilik azalmaktadır. Bu durumun, ileriki dönemlerde meydana gelebilecek pek çok sıkıntıya neden olabileceği açıktır. Bu sıkıntıların olmasını önlemek için öncelikle gıda israfının önüne geçmeli ve gereksiz yere yapılan fazla üretimden vazgeçilmelidir. Her gün binlerce ürün son kullanma tarihini raflarda tüketmekte ve maalesef atık durumuna gelmektedir. Ayrıca, soyu tükenmekte olan hayvanların sayılarının gelecekte ne olacağı, mevcut türlerin nasıl korunabileceği ve ne kadar süre yaşayabileceği konularında ileriye dönük çalışmalar yapılmalı ve sonuçlar ışığında gerekli planlamalar yapılarak tedbirler alınmalıdır.

Sürdürülebilir bir dünyaya sahip olmak için tüm bu bilgiler ışığında hayvan yetiştiriciliği sektöründe faaliyet gösteren kişi ve kurumlara gerekli bilgiler verilmeli ve hayvancılığın doğru şekilde gelişmesi için adımlar atılmalıdır. Mevcut sistemde tüm dünyayı besleyebilecek kadar bitkisel ürün olması, gıda sektöründe de yapılacak yeni denemelere fırsat sunmuş oluyor; vegan etler, sütler, dondurmalar bu örneklerden sadece bazıları. Hayvanları koruma düşüncesiyle atılan her adım aslında geleceğe atılan bir adımdır.

Sürdürülebilir bir dünyaya sahip olabilmek için hayvanları korumanın önemi unutulmamalı, duyarlı davranması için her türlü önlem alınmalı ve yapılan faaliyetlerle farkındalık yaratılmalıdır.

Bu makale size faydalı oldu mu?