02.Ağustos.2022 12:00

Bitkisel Protein Tüketimi ve Su Kaynaklarımız

İnsanlık tarihi boyunca protein tüketimi hemen her yaştaki insan için sağlık ve kaliteli beslenme açısından önemli bir unsur olarak yer almaktadır. Bir toplumda protein kullanımının gelişmişlik ve refah seviyesi ile ilgili bir gösterge olduğu hakkında da bazı araştırmalar yapılmıştır. İnsan beslenmesindeki protein kaynaklarını bitkisel ve hayvansal olmak üzere ikiye ayırmak uygundur. Canlı hücrelerin ve hayvanların yaşamak, üretmek bazen de büyümek için belli başlı görevleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu görevlerden biri de enerjinin form değiştirmesidir. İnsanlar için enerji kaynağı olabilecek bu üç değişim formu ise proteinler, karbonhidratlar ve yağlardır. Günümüzde hızla değişen dünya ile bitkisel protein tüketiminin yeri ve gelecek nesillere ne gibi katkıları olabileceği üzerinde durmak önem kazanmıştır. Dünya üzerinde en fazla tüketilen başlıca protein kaynakları et, süt ve süt ürünleri ve yumurtadır. Ancak günümüzde ve sağlıklı ve vegan beslenme tarzlarıyla protein kaynaklarının içeriği farklılaşmış ve zenginleşmiştir. Son dönemlerde özellikle kendine hatırı sayılır bir yer açan vegan, vejeteryan ve sporcu tarzı beslenme türleriyle bitkisel protein kaynaklarına yönelim artmıştır. Ayrıca Dünya’daki sera gazı etkisi, su kaynaklarındaki hızlı azalma, enerji kaynaklarının bilinçli tüketimi kapsamında hayvansal kaynaklı protein kullanımının yerini; sürdürülebilir potansiyelli protein kaynaklarının aldığı görülür. Bitkisel protein üretimi sırasında hayvansal protein üretiminde olduğundan çok daha az su kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler (BM), Dünya nüfusunun hızla artması sonucunda 2050’li yıllarda yeterli ve kaliteli besine ulaşmada zorlukların çıkacağını öngörmektedir. Bunun yanı sıra artan şehirleşme ile köyden kente göç, azalan mera hayvancılığı, iklim değişikliği, çevre kirliliği gibi unsurlar da bu konu üzerinde daha fazla durulmasına sebep olmaktadır. Sürdürülebilir protein kaynaklarının, hayvansal protein kaynaklarının yerini almasıyla daha az maliyetli, doğaya daha az zararlı, ekosisteme daha faydalı ve çevreye daha duyarlı olunabileceği görülmüştür. Ayrıca besin değeri olarak yeterli, güvenli ve sağlıklı kaynakları tercih etmiş olunabilmektedir. Bitki bazlı proteinlerin hayvansal gıdalardan daha çevre dostu olduğu, daha düşük sera gazı emisyonun bulunduğu, su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağladığı, daha ekonomik olduğu ve çevreye daha zararsız olduğu görülmektedir. Hayvansal proteinleri ve gıdaları diyetlerinden çıkaran vegan ve vejeteryan protein alımı ile doğru tarım uygulamaları birleştiğinde, bitkisel protein tüketimi birçok yönden insan sağlığına katkı sağlamaktadır. Yaşamımızı sürdürdüğümüz gezegenimiz için günümüzde su kaynaklarının verimli kullanılıyor olması araştırmalarla kanıtlanmış şekilde önem taşır. Sürdürülebilirlik anlamında önem taşıyan ve alternatif olarak kullanılabilecek olan protein kaynaklarının yaygınlaştırılması için de mühendislik ve sağlık bilimleri çalışanları çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir. Bitkisel olarak tüketilebilecek protein kaynaklarına örnek vermek gerekirse; soya, kinoa, bezelye, buğday, mantar, yulaf gibi ürünlere yer verilebilir. Kaynaklarımızın verimli ve bilinçli tüketimi hem günümüze hem de gelecek nesillere bırakacağımız miras için büyük önem taşımaktadır. Yapılan bir araştırmada üretiminde kullanılan enerji miktarının hayli fazla olduğu pişmiş sığır eti ile çok daha az enerji kullanımı ile kullanılabilir hala getirilebilen kinoa besini karşılaştırıldığında metabolik enerji çevriminde kinoanın daha verimli bir gıda olduğu sonucuna varılmıştır. 

 

Bu makale size faydalı oldu mu?