08.Ekim.2022 12:00

Yaşamın kaynağı su. Neslin devamı, dünyanın döngüsü, ekolojik sistemin temel basamağı, insanın özü… Daha birçok tanım eklemek mümkün. Çünkü su, canlıların yaşamını sürdürebilmesi için olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Her geçen gün değişen dünyada su tüketiminin hızlıca artması, gereksiz su sarfiyatının giderek kontrolden çıkmaya başlaması, küresel ısınmanın etkisiyle oluşan iklim değişiklikleri, aşırı hava olaylarının çoğalması, temiz su kaynaklarının kirlenmesi; canlıların hayatta kalabilmesi için gerekli olan tatlı su kaynaklarının giderek azalmasına neden oluyor.

3.8 milyar yıldır dünyamızda olan su, 1.386.000.000 km3, yani yaklaşık olarak 1.385 kilometre çapındaki bir kürenin hacmine eşit miktarda bulunuyor. Uzaydan gezegenimize bakıldığında dünya, mavi bir küre olarak izlenmektedir. Yerküremizde var olan suyun %96,5’i okyanuslarda, okyanus dışındaki sular da su buharı şeklinde atmosferde, göllerde, nehirlerde ve buzullarda yer alıyor. Dünyamızda bulunan su kaynaklarının %2.5’i tatlı sulardan oluşuyor. Bu kadar az olan tatlı sular canlıların yaşamlarına devam edebilmesi için çok önemli bir ihtiyaç. Son yıllarda yaşanan ve giderek artan bilinçsiz su tüketimi, canlıların hayatını ve gezegenimizin devamlılığını tehlikeye atıyor.

Yapılan araştırmalar, dünya ülkelerinin 3/1’inin suya kaynaklarına erişiminin olmadığını ya da çok kısıtlı olduğunu gösteriyor. Dünya nüfusunun %18’i ise temiz suya ulaşamıyor.  Gelinen noktada su kaynaklarının tükenmesi, göç ve salgın hastalıklar gibi olumsuzlukların gelişmesine neden oluyor. Temel ihtiyaçların giderilmesi, ülkelerin ekonomik adımlarının devam edebilmesi gerekli olan şey; tatlı su kaynağıdır. Ancak ne dünyamızdaki insanlara ne de ülkelere tatlı su kaynakları eşit şekilde dağılmamakta ve kolayca ulaştırılamamaktadır. Yıllık 42.700 km3 tatlı su kaynaklarımızın yaklaşık %32’si Asya’da, %28’i Güney Amerika’da, %7’si Avrupa’da, %6’sı ise Avustralya’da yer alıyor.

Bu durum Türkiye’de ise; yüzey ve yeraltı tatlı su kaynakları potansiyeline bakıldığında yılda 112 km3. Günümüzde 95 km3 yüzey suyu potansiyelimizin ancak 27,5 km3’ünden faydalanabilmekteyiz. Ülkemizdeki kaynakların yaklaşık %76’sını sulamada, %14’ünü içme suyu olarak, %10’unu ise sanayide kullanmaktayız.

Ülkemizde ve dünyamızda sıralanacak birçok smaç ve gereklilik için su tüketmeye devam ediyoruz. Bu sebeple su kaynaklarının verimli şekilde kullanılması, doğru şekilde tüketilmesi her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Gezegenimizin devamlılığı, canlıların ve gelecek nesillerin yaşamlarını sürdürebilmesi için her birimize bir görev düşüyor. Bugün belki duş süremizi kısaltmak, yiyecekleri su dolu bir kapta yıkamak, biriken sularla çiçeklerimizi sulamak, yüksek su tasarruflu bulaşık ve çamaşır makinesi kullanmak, bulaşıkları sudan geçirmemekten başlarsak dünyamız için büyük bir adım atmış olabiliriz.

Bu makale size faydalı oldu mu?